Abidin Sever

HAC İBADETİ

(...) Çoluk çocuğumuz bile bizim için bir imtihandır. Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur: “Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız sizin için birer imtihan sebebidir ve büyük mükafat Allah’ın katındadır”(Enfal:8/28. Oğluna olan sevgin bile, seni deneme yoludur. Hz. İsmail’in sevgisi Hz. İbrahim için bir imtihandı; şeytanla karşılaşmalarında onun tek zayıf yönü olmuştu bu. (...)
DEVAMI

 
Hulusi Kaya
  Binlerce yıl Tarihe tanıklık eden Ülke: Mısır

(...)Bununla birlikte Osman’lının hizmetleri de Kahireyi kuşatmış. Yapılan her eser ya onarılmış ya ilave edilmiş veya yeni yapılmış. El Ezher camisinden tutun da, Kahire kalesi dahil olmak üzere, Amr İbnul As cami gibi, Hz. Hüseyin Cami gibi kahire başyapıtlarında mutlaka izleri bulunuyor. Şimdi adım adım gezimizin detayları. (...)
DEVAMI

 
 
 
ÖNEMLİ LİNKLER
 
Arama Yap

Google



 
Mustafa Uysal'ın kaleminden

Eğitim ve terbiye de bir yaklaşım sorunu..

Allahım Faydasız ilimden (bilgiden) sana sığınırım. Hz. Muhammed(sav)

Geçen iki yazım da kısaca vurgulamak istediklerim şunlardı. Öğretim/öğrenim, Eğitim ve terbiye birbirlerinden farklıdırlar. Fakat Eğitim ve terbiye ancak öğretme veya öğrenme ile mümkün olur.

İnsan hayatının her anında, bilinci açık olduğu sürece aktif veya pasif öğrenmeye devam eder. fakat her öğrendiği faydalıdır denilemez. Zira bir çok bilgi insana gerek unutultuğu için gerekse ilgi alanına girmediği için hiç bir (önemli) etki yapmazken bir çok bilgi de insanı zararlı yönde etkileyebilir. Dolayısıyla insanın özellikle aktif olarak öğrenmesi veya çoculara/ gençlere öğretilmesi gereken bilgiler konusunda son derece seçici olunması gerekir.

Her şeyi öğrenmelisin mantığı, özellikle kontrolsüz tecrübe ile öğrenme genelde insanı yanlışlara yönlendirir. Dolayısıyla halk arasında ‘her şeyi görecen’ yani tecrübe et, öğren ama yapma anlamındaki söz son derece yanlış bir tavsiyedir. Zaten Peygamberimizin bırakın zararlı bilgiyi, insanın faydası olmayan bilgiden bile Allaha sığınması gerektiğini bize bildirmesi, bu anlayışın yanlışlığını en iyi bir şekilde ortaya koyar. Onun için için özellikle cinsellik, içki, kumar v.s. konularında bilgilenme helal sınırlarını kesinlikle aşmamalı. Özellikle sözümona, masum görünen ‘ibret alma- kendi kendini kandırmacasıyla’ yapılanlar; izlenen filmler, haberler, aktüalite, sanat, spor v.s. ilgili proğramlar, okunan dergi, gazete, afiş, kısacası bütün basılı yayınların ve medyanın zaman içinde insanı ne kadar değiştirdiğini, dünya görüşünü nereden nereye getirdiğini dürüstçe yapacağı kısa bir nefs muhasebesiyle herkes çok iyi anlayabilir. Bırak isteğini yapsın, görmeden (tercübe etmeden anlamında) nasıl anlayacak iyiyi kötüyü gibi kontrolsüz veya kontrol altında oluyor zannedilerek sözümona özgürlükçü yaklaşımın!!! zarardan başka bir şey getirmediği konusunda herkesin çevresinden veya tanıdıklarından duyduklarından verebileceği örnekler vardır. Vakti gelince iyiyi kötüden ayrır diyenler; genelde çocuklarının istenmeyen veya ters bir yerde ve yönde yer ve yol aldıklarını gördüklerinde ne istediyse verdim, ne canı istediyse yaptı şeklinde şikayetlenirler ama genelde vakit çoook geçtir artık.

İnsanlara akıllarının aldığı kadar (IQ ve EQ sine göre) anlatın. Peygamberimizin bu hadisini açıklayan ve bize çocuk terbiyesi konusunda en iyi yolu gösteren başka hadisi de şöyledir. Çocuklarınızla ilk yedi sene, (bebeklikten yedi yaşına kadar) oynayın. Vermek istediğiniz her türlü bilgiyi oyun formatı içinde sunun ve kendiniz de katılın oyuna. İkinci yedi sene, on dört yaşına kadar, oyunun yanısıra gerekli bilgileri aktararak yönlendirin yani terbiye edin. On dört yaşında sonraki yedi senelik dönemde ise artık bir arkadaş gibi yaklaşın. Bu hadisten bir gencin kendi sorumluluğunu tam alma yaşı olarak 21 yaşını anlayabiliriz. Hadisin devamında işte o zaman adam olur buyurulur.

Burada şüphesiz zikredilmesi gereken bir durum da; neyi niçin ve nasıl anlattığınızı daha anlatmadan gözden geçirerek ve anlattıktan sonra da muhasebesini yaparak gerekirse düzeltme yoluna gitmektir. Bu bugün bir çok insanın yapmadığı ama elzem olan bir noktadır. Zira dedi kodu, çekiştirme, faydasız boş boşazlık, malayani şeylerle yani geyiklerle uzun uzun zaman öldürmenin de hem anlatan hem de dinleyenler için en azından gereksiz zaman harcanarak öğrenilebilecek fayaydalı olan bir şeyi engellediği için mutlak zararları olduğunu düşünen herkes rahatlıkla anlayabilir. Onun içindir ki Peygamberimiz ya hayır konuş ya da sus buyurmuşlardır.

Selam ve dua ile kalın.

Mustafa Uysal, Rotterdamm, 31 ocak 2012

 Bu yazı 1920 defa okundu.
Önceki yazılar...
1

Eğitim, öğretim ve terbiye nedir?

2

Öğretimden Eğitim ve Terbiyeye

3

Eğitim ve terbiye de bir yaklaşım sorunu.

   
Başa Dön